Yerli üretim tanıtımına ünlü akını
Yerli üretim tanıtımına ünlü akını
Berk Oktay, Keremcem ve Emre Kızılırmak gibi isimler, yerli marka Tarla 1932'nin lansmanına katıldı.
Sağlıklı yaşam alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ender Saraç'ın katılımıyla düzenlenen etkinlik, St. Regis Otel Astor Balo Salonu'nda gerçekleşti. Organizasyonda markanın yeni ürünü de tanıtıldı.
PES ETMİYORUZ
AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, "Emre ve Barış Bey'e hayırlı olsun diyorum. Yeni ve milli üretimi teşvik eden, Türkiye'yi ve dünyayı karış karış gezen Emre Bey'i tebrik ediyorum" dedi. Kendi hayatını anlatan 'Buğday Tanesi' filmi hakkında konuşan Bayram, "50'den fazla ödül aldı. Bir sosyal sorumluluk projesi. İzlemeyen arkadaşlara öneriyorum. Buğday tanesinde bir yaşında yanarak, bugüne geliyoruz. Pes etmiyoruz. Mücadeleniz yere düştüğünüzde değil, vazgeçtiğinizde kaybedersiniz" diye konuştu.
KENDİMİ DOĞANIN ŞİFASINA BİLİMSEL YOLLA AÇIYORUM
Ender Saraç, "Çok güzel formül var, bu macun insanı daha genç olması, hafızanın daha güçlü olması ve bağışıklığın güçlenmesi için doğal çözümler sunuyor. Amaç daha kaliteli ve daha sağlıklı yaş almak. Doğal karışımlar var. Tabii ki bir günde mucize olmayacak. Doğru yaşam tarzıyla kombine derseniz, alkol, sigara, fast-food, beyaz un ve şekeri fazla tüketmeyip, hareketsiz gibi faktörleri azaltıp, böyle macundan destek alıp, beraberinde doğru suyu içer, egzersiz yapar ve stresle başa çıkmayı öğrenirseniz yaşam kalitesi artar. Bu ürünün içeriği çok güzel. İnşallah ülkemiz için daha az kimyasal ilaç, daha çok doğadan gelen şifa gücünü kullanma konusunda güzel katkı sağlayacak. Günde bir yemek kaşığı kadar tüketiyorsunuz. Bana hep soruyorlar, '35 yıldır aynı formdasın ne yapıyorsun?' diyorlar, kendimi doğanın şifasına bilimsel yolla açıyorum" açıklamasını yaptı.
KISA SÜREDE KİLO-ALIP VERMEK SAĞLIKLI DEĞİL
'Harman Yeri' dizisinde canlandırdığı pehlivan rolü için kilo alan Berk Oktay, "Eski formuma kavuşmam 5-6 ay kadar sürdü. Sağlıksız bir şey bu, kimseye önermiyorum. İş için mecbur kaldım. Zor bir şey. 20 yaşında hızlı verebilirsin ama bir süre sonra kiloyu atmak zor oluyor. İki ayda 20 kilo aldım. Altı ayda verdim. Tam gitmedi ama ufak tefek kaldık. Bizim sektörde iki ay sonra, 'Şu hale gelebilir misin?' diyorlar. Yurt dışında iki sene sonra diyorlar" dedi. Gupse Özay'ın 'Deliha' filmi için kilo aldıktan sonra hastalığını söyleyip, "Bir daha asla kilo alıp vermeyeceğim, önemli olan dengeli olmak" sözleri için Oktay, "Ben çok şükür sağlık sorunu yaşamadım. Ama bu kadar kısa sürede kilo alıp vermek sağlıklı bir şey değil" ifadelerini kullandı. Kendisinden bahseden oyuncu, "Çoçuk büyütüyoruz. İş görüşmelerim devam ediyor. Bir reklam filmi çektim. Hanım (Yıldız Çağrı Atiksoy) çalışıyor. Sette o yüzden çok görüşemiyoruz. 'D.I.S.C.O.' filmi çekti güzel iş yaptı. Dijital platforma 'Şule' dizisini çekiyor. Ben bu dönemde evde daha çok zaman geçiriyorum. Arada hanımı almaya alıp gidiyorum" dedi. Çocuk büyütmenin dünyanın en güzel hissiyatı olduğunu belirten Oktay, "Zorlandığınız bir şey olmuyor mu?" sorusuna, "Hiçbir şey zor gelmiyor. O kadar büyük sevgi ki hiçbir şey zor gelmiyor. Altını ilk ben değiştirdim" cevabını verdi. Dizileri takip ettiğini belirten oyuncu, "Az iş girdi, öz iş oldu gibi oldu. Kenan Abi'nin (Kenan İmirzalıoğlu) 'A.B.İ.' dizisini çok beğendim. 'Yeraltı'nı başarılı buldum. 'Eşref Rüya'yı da seyrediyorum, ikisini çarpıştırdılar" açıklamasını yaptı.
DENEYİMLER İNSANIN HAYATINDA BİR DÖNÜM NOKTASI YARATIYOR
Keremcem, "Sirkeli su içmeden. İçine çörek otu, keten ve chia tohumu atıp içmeden güne başlayamıyorum" dedi. 'Survivor' yarışmasından elenen şarkıcı, "Dominik Cumhuriyeti'nde sirkeli su bulabildiniz mi?" sorusuna, "Acun Abi'yle (Acun Ilıcalı) gitmeden pazarlık yaptım. Sabahları, 'Sirkeli su içmem lazım' dedim ve izin verdi ama ada yaşamı ile oyunla uğraşmaktan fırsatım olmadı" yanıtını verdi. Yarışmayla ilgili Keremcem, "Bence çok güzeldi. Deneyimler insanın hayatında bir dönüm noktası yaratıyor. 4-5 senedir aralıklı oruçla beslenip günde bir öğün yediğim için açlık çok etkilemedi. Daha çok kalsaydım zorlanabilirdim. İlk gün uyku problemi yaşadım. Sonra alıştım. Zaten en sağlıklısı tahtada yatmak. Evde ilk kendi yatağımda uyanınca, adada sandım. 2-3 gün evde zorluk yaşadım. Geldikten sonrada yarışmayı takip ediyorum. Güzel arkadaşlıklar edindim. 30 yıllık arkadaşlarımla yaşamadıklarımı paylaştım" yanıtını verdi. Yarışmadaki performansını beğenmediğini söyleyen Keremcem, "Kendimi izlemedim. İyi olmadığımı biliyordum. Çocukken sakardım, onları hatırladım. Yarıştan ben geliyorum yara bere içinde Nobre ile Murat Arkın bir geliyor hiçbir şeyleri yok. Sakarlığımı yeniden anlamış oldum. Oyunlardaki başarısızlığımın bir sebebi sakarlık. Tehlikeli oyunlar, kendinizi sakatlayabilirsiniz. 10 gün sonra sağ salim döndüm" diye konuştu. Deneyimlerinden bahseden şarkıcı, "Okyanusta bulaşık yıkamam var. Yeni gelen salyangozları ilk iştahla benim yemem. Çok şey var. Gerçekten yemek vermiyorlar. 10 günde dört kilo verdim, gelince hemen aldım" açıklamasını yaptı.
ELİMDE HAYAT ÇİZGİSİ OLUŞTU
Emre Kızılırmak, "Kuruluş Orhan dizisinde Hector karakterini canlandırdım. Yurt dışı seyahatimi gerçekleştirdim. Film sektörüyle alakalı başka ülkelerde neler değerlendirebiliriz diye Umman'a bir ziyaretim oldu" dedi. Oyuncu, "Dönem işlerinde oynamak oyuncular için zor mu? At binme ve kılıç eğitiminde zorlandınız mı?" sorusuna, "Ülkemizde dönem işleri yoğunlukla yapılıyor ama ön çalışması o kadar yoğun olmuyor. Oyuncudan, kılıç teknikleri ve at binme becerilerini çok daha yüksek performansla bekleniyor. Bunların sizin cebinizde olması gerekiyor. Ben yıllar önceki projelerimde kendimi geliştirmiştim. Bu işlerin hakkını vermek için daha önceden hazırlıklı olmak gerekiyor" yanıtını verdi. Sinan Albayrak'ın attan düşmesi hatırlatılmasına oyuncu, "Elimde hayat çizgisi oluştu. 'Kuruluş Orhan' dizisinde ata alışmam için bağ kurmam gerekti. Prova yaparken yağmurun yağdığı bir gündü atın ayağı takıldı, boşluğa düştüm. Elime 10 dikiş atıldı. Kendimize dikkat etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Kızılırmak, "Oyuncular daha zor diye dönem dizisi yerine günümüz projelerini tercih ediyor diyebilir miyiz?" sorusuna, "Son zamanlarda projeye dahil olmak, oyuncu olarak zor. Projenin dönem ve günümüz olduğuna bakmadan gözleri kapalı dalmak zorundalar. 2009'dan beri oyunculuk yapıyorum, başka meslek yapmıyorum. O zaman projelerin tutunması daha kolaydı. Televizyona reklam vermeleri zorlaştığı için başarısız olan diziler daha hızlı eleniyor. Projeyi bulduğunuz zaman hemen girmek zorundasınız. Kendim adıma değil, yeni oyuncu olmaya çalışan için söylüyorum" cevabını verdi.