Hülya Koçyiğit'ten Dila Hanım itirafı

Hülya Koçyiğit'ten Dila Hanım itirafı! İşte detaylar...

Hülya Koçyiğit; Filiz Akın, Türkan Şoray ve Fatma Girik’ten oluşan 4 Yapraklı Yonca’nın sinema eleştirmenleri tarafından ‘son starlar’ olarak değerlendirildiğini söyledi. ‘Çok fazla popüler isim var ama sinemada star olmak farklı’ yorumuna katıldığını dile getirdi.

 

Türk sinemasının hafızasına kazınmış yüzlerden biri olan Hülya Koçyiğit, yalnızca oynadığı rollerle değil, duruşu ve hayata karşı gösterdiği dirençle de kuşaklar boyunca iz bırakmış bir isim. Beş yaşında başladığı oyunculuk serüveninde aradan geçen 60 yıla rağmen hâlâ aynı özenle üretmeye devam eden Koçyiğit, sinemaya ve hayata dair birikimini TürkMedya Dijital Magazin Müdürü Yasemin İlan’a anlattı. Türk sinemasının “Dört Yapraklı Yonca”sından biri olarak anılmanın sorumluluğunu taşıdığını söyleyen usta sanatçı, Filiz Akın, Türkan Şoray ve Fatma Girik ile birlikte bugün hâlâ neden “son starlar” olarak değerlendirildiklerini de açık sözlülükle ifade etti.


Sinemada star olmanın yalnızca popülerlikle açıklanamayacağını vurgulayan Hülya Koçyiğit, eleştirmenlerin kendilerini “son yıldızlar” olarak nitelendirmesine katıldığını belirterek, “Bugün ekranda çok fazla tanınan isim var ama star olmak sinemayla olur. Biz sinemayla var olduk” dedi. Sinema yazarı Burçak Evren’in kendisine söylediği “Türk sinemasının yetiştirdiği son star sizsiniz” sözünü hatırlatan Koçyiğit, bu tanımı önce kabullenmekte zorlandığını ancak zamanla hak verdiğini dile getirdi. Koçyiğit, “Benden sonra gelen çok popüler oyuncular olduğunu Burçak Evren’e söylediğimde bana “Ama onlar sinemayla star olmadılar, farklı yollarla tanındılar” cevabını aldığını dile getirdi ve sözlerini “O yüzden Dört Yapraklı Yonca hâlâ olduğu yerde duruyor” diye tamamladı.


HAYATTA HEP ABLA OLARAK KALABİLİRİM
200’ü aşkın filmde izleyiciyle buluşan Hülya Koçyiğit, bugüne kadar canlandırdığı karakterlerin her birinin hayatın farklı yüzlerini temsil ettiğini söyledi. Büyükşehirlerde büyüyen kadınlardan kırsalda yokluk içinde ayakta kalmaya çalışanlara kadar sayısız rolü hayatına taşıdığını anlatan Koçyiğit, kendisine en yakın hissettiği rolün ise “ablalık” olduğunu
dile getirdi. “İki kız kardeşin ablasıyım. İnsanlara da hep ‘herkes benim kardeşim’ duygusuyla yaklaşırım. Hayatta hep abla olarak kalabilirim” sözleriyle, sinemadaki güçlü kadın karakterlerinin hayatındaki karşılığını anlattı.


ŞÖHRET AİLE İLİŞKİLERİNİ ZEDELEMEDİ
Şöhretin aile ilişkilerini zedelemediğini, aksine bağlarını güçlendirdiğini belirten Koçyiğit, bunun temelinde annesinin verdiği terbiye olduğunu söyledi. Annesinin, kardeşlerine ablanın yalnızca bir aile büyüğü değil, aynı zamanda güvenilecek bir figür olduğunu öğrettiğini vurgulayan usta sanatçı, “Annem ‘Abla sizi korur, ona güvenebilirsiniz’ derdi. O yüzden kardeşlerimin hayatında anne kadar kıymetli oldum. Aramızdaki sevgi ve saygı hiç eksilmedi” dedi.


YORULDUM KELİMESİNİ HİÇ KULLANMAMIŞ
Sanat yolculuğunda hiç “yoruldum” demediğini söyleyen Hülya Koçyiğit, sevdiği işi yapmanın insana güç verdiğini ifade etti. İzleyiciyle kurduğu bağın kendisine enerji kattığını belirten Koçyiğit, “Karşında seni anlayan, izleyen, takdir eden insanlar varsa yorgunluk diye bir şey kalmıyor” diye konuştu. Hayatında kırılma noktalarından çok “iyi ki”lerin ağır bastığını da
sözlerine ekledi.


SON ROLÜMDE MENDERESİN EŞİNİ CANLANDIRMAK İSTERİM
“Son filminizde hangi kadını canlandırmak isterdiniz?” sorusuna verdiği yanıt, usta oyuncunun sinemaya bakışını da özetler nitelikteydi. Koçyiğit, “Rahmetli Başbakanımız Adnan Menderes’in eşini oynamak isterdim. İki evladını ve eşini kaybetmiş, büyük acılar yaşamış ama bütün asaleti, sabrı ve direnciyle ayakta kalmış bir kadın. Bir gün eşinin itibarının iade
edilişine tanıklık eden, mezarına iki büklüm çıkan bir kadının hikâyesini canlandırmak isterdim” dedi.


SİYASETE HİÇ BİR ZAMAN GİRMEYECEĞİM
Siyasete girip girmeyeceği yönündeki beklentilere de net bir dille yanıt veren Hülya Koçyiğit, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kendisine bu yönde bir teklif sunduğunu ilk kez ayrıntılarıyla anlattı. Kadınların ve sanatçıların sorunlarının Meclis’te çözülmesi gerektiğini düşündüğü için bu teklifi bir görev olarak kabul ettiğini ancak seçilemediğini belirten Koçyiğit, “O zaman anladım ki benim bu millete hizmetim sinemayla olacak” dedi. Sinemayı yalnızca bir eğlence aracı olarak görmediğini vurgulayan Hülya Koçyiğit, sanatın özellikle sinemanın bir eğitim ve kültür aktarım alanı olduğuna dikkat çekti. “Sinema çok geniş kitlelere ulaşabilen güçlü bir sanat dalı. Benim için sinema, topluma dokunmanın en etkili yollarından biri” diyen Koçyiğit, 60 yılı aşan sanat yolculuğuna aynı inanç ve sorumlulukla devam ettiğini sözlerine ekledi.


TEK KEŞKESİ: DİLA HANIM’I TÜRKAN’A KAPTIRDI
Türk sinemasının usta isimlerinden Hülya Koçyiğit, yıllar sonra kariyerine dair en büyük “keşke”lerinden birini açıkladı. Koçyiğit, bir döneme damga vuran “Dila Hanım” filminin ilk olarak kendisine teklif edildiğini ancak bütçe kaygıları nedeniyle projeyi hayata geçiremediğini söyledi. Hülya Koçyiğit, “Reddettiğiniz için sonradan pişmanlık duyduğunuz bir rol oldu mu?” sorusuna açık yüreklilikle yanıt verdi. Kendi yapım şirketi Gülşah Film’i kurduğu dönemi anlatan Koçyiğit, yönetmen Orhan Aksoy’un kendisine bir roman getirdiğini ve bu romanın hemen filme dönüştürülmesini istediğini söyledi. Koçyiğit, “Romanı okuduğumda hikâye 1800’lü yıllarda geçiyordu. Balkanlar’da geçen, dönem filmi niteliğinde bir projeydi. Çekim koşulları ve maliyeti düşündüğümde böyle bir bütçeyi kaldıramayacağımı söyledim. Ne yazık ki o filmi yapamadık” dedi. Usta oyuncu, bu kararın ardından yaşadığı pişmanlığı ise şu sözlerle dile getirdi: “Daha sonra aynı hikâye günümüze uyarlanarak çekildi. Olay sanki bugün yaşanıyormuş gibi anlatıldı. O zaman ‘Ben bunu nasıl düşünemedim?’ diye esef ettim. Filmde başrolü Türkan Şoray oynamıştı.”

Sanat hayatı boyunca kalıcı ve nitelikli işler yapmaya özen gösterdiğini vurgulayan Koçyiğit, “Hayatım boyunca yapay, günübirlik ve suni olan şeylerden kaçındım. Benim için önemli olan, insanlara dokunan ve yıllar sonra da hatırlanan işler yapabilmekti” dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.