Gökhan Dumanlı: Toplum mühendisliğini sanatçılar yapıyor
Gökhan Dumanlı: Toplum mühendisliğini sanatçılar yapıyor
Selen Görgüzel’in hazırlayıp sunduğu “Cam Masa” programının bu haftaki konuğu eğitimci ve yazar Gökhan Dumanlı oldu. Wediacorp yönetiminde çekimleri gerçekleştirilen programda, zarafetin sadece dış görünüşten ibaret olmadığı, akıl, kültür, empati ve insan ilişkilerindeki inceliklerle şekillendiği konuşuldu.
“Asalet doğuştan değil, duruştan gelir” sözünden yola çıkan Selen Görgüzel ve Gökhan Dumanlı, toplumda giderek kaybolan nezaket kurallarını, sosyal medyanın etkisiyle değişen davranış biçimlerini ve zarafet kavramının günümüzdeki karşılığını masaya yatırdı.
Programda “Zarafet nedir?”, “Zarif olmak kırılgan olmak mıdır?” ve “Zarafetle ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir?” sorularına dikkat çekici yanıtlar verilirken, bireylerin kendilerine ve çevrelerine karşı gösterdikleri saygının yaşam kalitesini nasıl etkilediği ele alınıyor.
“Toplumsal zarafette rol modellere çok ihtiyacımız var” diyen Gökhan Dumanlı, özellikle sanatçıların ve kamuoyunda görünür olan kişilerin toplum üzerindeki etkisine vurgu yaparak, “Toplum mühendisliğini sanatçılar yapıyor” diyor.
Sosyal medya kullanımının da masaya yatırıldığı programda, popüler olmak uğruna insanların sınırlarını zorlaması, özel hayatlarını sergilemesi ve nezaketten uzak davranışları normalleştirmesi üzerine çarpıcı yorumlar yapılıyor. Görgüzel ve Dumanlı, “Başkaları ne der?” anlayışından uzaklaşıp, “Ben ne istiyorum?” sorusuna odaklanmanın önemine dikkat çekiyor.
Dumanlı, dikkat çekmek uğruna öz saygısını kaybeden bireyleri eleştirirken, öz şefkat, öz değer ve öz saygı kavramlarının hayat yolculuğundaki yerini anlatıyor. İnsan ilişkilerinde sınır ihlali oluşturan “Nereye gidiyorsun?”, “Maaşın ne kadar?”, “Ev kira mı?” gibi sorular karşısında nasıl davranılması gerektiğine dair önerilerde bulunuluyor.
Programın dikkat çeken konularından biri de ilişkiler.Bir erkeği ilk anda itici hale getiren davranışlardan, kadınların ilk buluşmalarda yaptığı hatalara kadar pek çok konu samimi bir dille değerlendiriliyor.
Selen Görgüzel, günlük yaşamda karşılaştığı ve kendisini rahatsız eden davranışları da filtresiz anlatıyor. Sokakta yere çöp atanlardan garsona kötü davrananlara, bitmek bilmeyen cep telefonu saygısızlıklarından toplumsal görgü eksikliklerine kadar pek çok örnek üzerinden zarafetin hayatın her alanında gerekli olduğunun altını çiziyor.