İkinci Yeni’ye yön veren kadın; Tomris!

KÜLTÜR-SANAT 05.09.2021, 18:30
İkinci Yeni’ye yön veren kadın; Tomris!
1/6

Ulaşılmazlığı; kendisine âşık, akımın en önemli şairlerinin, sürrealist ve akıl dışı kelimeleri bir araya getirerek, o muazzam eserleri oluşturmasında belki de en etkili ilham…
Tabii aynı zamanda da esaslı bir eğitimin, kuvvetli bir kalemin, güçlü bir dağarcığın ve başarılarla dolu bir kariyer hayatının da sahibi Tomris Uyar.
Kariyer hayatı ve insan yanından evvel, kadn yönüyle ele almak, tanımak ve bilmek bu hanımefendiye yapılacak en büyük saygısızlıklardan bir tanesi olacaktır. Bugün Tomris Uyar denildiğinde, akla ilk olarak dört tane erkek isminin gelmesi, kesinlikle ve kesinlikle, 60’ı aşkın çevirisinin, yayımlanan onlarca öyküsünün, defalarca basılan bir sürü eseriningelmesinden daha kıymetli olmamalı. Bu donanımlı ve başarılı kadını, sırf kadın olduğu için, yalnızca aşkları ve adına yazılan şiirlerle tanımak, bilmeyenlerine ve kendi eserlerine ne büyük yaradır…
Tomris Olma Yolunda…
1941 yılında Taksim’de dünyaya geldi Tomris. Annesi Celile Hanım da tıpkı babası Ali Fuat Bey gibi başarılı bir hukukçuydu. Tomris’in çocukluğu, babasının şiir kitapları ve annesinin çevirileri ile iç içe geçerken, ileride sahip olacağı kariyer hayatı bir nevi genlerine kodlanmıştı diyebiliriz…
Eğitimine Taksim’deki Yeni Kolej’de başlayan Tomris; Robert Koleji’ni bitirmesinin ardından, üniversite tercihini, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nden yana kullandı. Bu tercihin en önemli nedeni ise, elbette ki yazmaya olan aşkıydı. Çünkü öykü yazmaya olan tutkusu lise yıllarına dayanıyordu. Tüm lise hayatı boyunca öykü denemeleri yazmış ve üniversite zamanlarında çeviri denemelerine başlamıştı. Buna etken sebep ise Türkçeye en ince detayına kadar hâkim olma amacıydı. Çünkü hedefi, öykülerini profesyonel şekilde yazmaktı.
Bu idealist ve genç kadın yavaş yavaş aklına koyduğunu yapmaya başlamıştı bile… 1962’de henüz bir üniversite öğrencisiyken, ilk çevirisi olan Şekerden Bebek Varlık Dergisi’nde yayımlanmıştı.
O birer birer ideallerini gerçekleştirirken, bir yandan da özel hayatını şekillendiren kişiler zatençoktan etrafındaydı... İlk eşi olan Ülkü Tamer’de tıpkı, Tomris gibi Robert Koleji mezunu ve bir dönem İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde eğitim görmüştü, tanışıklıkları da bu zamanlara dayanıyordu. Ülkü Tamer; İkinci Yeni’ye, akımın temel özellikleri oturduktan sonra dâhil olsa da, imgesel yaklaşımı ve yalın dizeleri ile akımınönde gelen isimlerden biri olmayı başarmış büyük bir şair olarak hafızalarda yer etmiştir.