Bizi Takip Edin

Magazin    

Onur Mete: İnsanların birbirine tahammülü azaldı

90'lı yılların unutulmaz müzisyeni Onur Mete, şu sıralar 'Bu Senin Şarkın' adlı single'ıyla yeniden gündeme geldi. Snob Magazin'den Aynur Cihan'a özel açıklamalar yapan Mete, "Gitgide herkes bencilleşiyor. Fedakar olmak zor zanaat, insanların birbirine tahammülü azaldı" deyip dikkat çekici açıklamalar yaptı

Bu Senin Şarkın' adlı single'ınızla tekrar gündemdesiniz. Bu şarkının ortaya çıkış süreci nasıl oldu?

2018 yazında Bodrum’da bir soundcheckte bulduğum bir gitar riff ilk sinyali oldu şarkının. Bir iki gün içinde nakarata kadar geldim tamamlayamadım naz yaptı şarkı biraz:) Birbuçuk ay sonra yaz sonunda müzisyen bir arkadaşımın beni araması sabaha kadar süren bir dertleşme ve uzun süre bir erkekte görmediğim bir hüzüne şahit olmam aynı zamanda şarkıyı da bitirmeme vesile oldu. Döner dönmez İstanbul’da son düzeltmeleri yapıp aranjeye başladık.

Şarkıda, kadınını seven bir erkeğin yaşadığı hayal kırıklığı mı anlatılıyor?

Şarkı cinsiyetsiz. Yani tam tersi de olabilir. Bitmesi gereken bir aşkta veda sözleri diyelim, kadının da olabilir erkeğin de. Aslında hikaye, "Bu aşktan gidiyorumun" devamı gibi biraz. Son nokta.



'Mutlu sonlar masallarda kaldı'

Şarkının bir kısmında "Eğrisi doğrusuyla günahı sevabıyla... Mutsuz biten masalınım ben..." diyorsunuz. Günümüzde sonu mutlu biten aşklar azaldı sanki?

Her son insana hüzün ve acı verir. Bir bitişi başka bir başlangıç yolunun açılması olarak görebilmek zor iş büyük erdem. Aşkta işte dostlukta mutsuz eden ve çözüm kalmayan bir yerde kalmaya çalışan çok insan var. Korkmadan devam etmek gerekiyor. Kalbimiz söyler bize aslında biz duymazdan geliriz alışkanlığa dönen bir yer zarar verir gitmeli oralardan. Ama yok yere de kimseyi harcamamalı. 

Herkes kendini düşünüyor sanki?

Gitgide herkes bencilleşiyor, fedakar olmak zor zanaat, insanların tahammülü azaldı, en ufak bir sıkıntıda yeniyi deneme dürtüsü yeni bir heyecan isteği sanki baskın çıkıyor kimse kimsenin derdini çok çekmiyor bu yüzden evet azaldı mutlu sonlar, iyice masallarda kaldı.



'Aldığımız nefes bile enanet'

Günümüz ilişkilerinde herkes daha fazlasını isteyip, elindekinin kıymetini bilmiyor gibi...

Birşey elimizdeyken sahip olduğumuzu sanıyoruz belki bu yüzden farkındalığımız azalıp kıymetini bilemiyoruz çoğunlukla. Oysa aldığımız nefes bile emanet, gözü tok olmak, yetinmek bu devirde zor iş. Birçok seçenek gözümüzün önünde, herkesin yaşadıkları ortada olunca işler daha zorlaşıyor.

Müzikal anlamda gelecek planlarınız ve projeleriniz neler?

Hayatımın sonuna kadar sağlığım elverdiği sürece şarkı söylemek istiyorum. Çok yakında bir cover single sonra sıfır bir şarkı daha sonra da çeyrek yüzyıla yaklaştığım şu dönemde hala istek alan eski şarkılarımızdan ve başka sanatçılara verdiğimiz şarkılardan sürprizlerimiz olacak inşallah. Bu süreçte sesine yorumuna duygusuna inandığım herkese şarkılarım açık paylaşıyor olacağımız bol yeni şarkımız var.


'Tam ortada  duruyorum'

Serdar Ortaç'ın "Aranjörler ev, araba parası istiyor, o yüzden albüm yapmıyorum" açıklaması çok konuşuldu. Siz ne düşünüyorsunuz ?

Eskiden firmaların yüklendiği aranjman ve albüm masraflarını şimdi çoğunlukla bizler üstleniyoruz. Ve kaşeleri çok yüksek aranjörler var evet bu bizleri zorluyor. Ama hep söylerim aranje en az söz beste kadar önemli bir şarkı için. Ve çok yetenekli çok kıymetli aranjörlerimiz var. Mutlaka bir ortak paydada buluşulacaktır tahminim. Ama asıl sorunlar bence telif yasalarımız tam anlamıyla oturduğunda çözülecek.

Müzik her geçen gün biraz daha dijitalleşiyor. Siz bu dijitalleşmeye alışabildiniz mi? Yoksa geleneksellikten mi yanasınız ?

Tam ortada duruyorum. Eğreti olmadığı güzel duyulduğu sürece ikisine de varım. Biz tam ara nesiliz dijitale yeni yeni alışıyoruz. Gerçek şarkılar güzel üretimlere ihtiyacımız var yakışanı bulup koymak en doğrusu şarkı neyi istiyorsa onu giydirmek gerekir bence.

Pop müziğin 90'lı yıllarından bugüne uzanan sürecini nasıl yorumlarsınız ?

Dalgalı kur sanırım bu sorunun en doğru cevabı. Her tür müziğin güzel örnekleri ile de karşılaşıyoruz kötüleriyle de. Hem söz hem beste hem aranje hem klipte gol atmak gerçekten kolay değil. Sanat çok göreceli bir olgu, birinin beğendiği başka birine güzel gelmeyebilir. Ama son birkaç yıldır iyi şarkılar sanki daha yerini bulup içi boş olan ya da reklam kokan şarkılara fazla rağbet edilmediğini gözlemliyorum. Bu iyi haber.

'Tık sayısı belirleyici' 

Reynmen lakaplı sosyal medya fenomenininin bir şarkısının 200 milyon kez tıklandığı iddia ediliyor. Bu rakamlara ve bu tip haberlere inanıyor musunuz ? Tıklanma sayısı bir sanatçı için gerçekten önemli midir ?

2018'de nüfusumuzun yüzde 73'ü internet kullanıcısı olmuş. Bunların içinde müzik takip etmeyenleri de ayırırsak 40-50 milyon aralığında bir kitleye ulaşıyoruz. İstisnasız herbiri şarkıyı beğense ve dört ayrı ip ya da mecradan tıklasa anca öyle 200 m olur. Yani bu imkansız. Seveni kadar sevmeyeni de var benzer yüksek tıklı örneklerin. Maalesef tık sayısı başarı ölçümlemesinde çok belirleyici durumda ama biz zaten hatayı başarıyı ölçmeye yarıştırmaya kalkarak yapıyoruz sanatta başarı ölçülmez karşılaştırılmaz elma ile armutu toplayamazsınız.


'İdam değil tedavi lazım'

Son aylarda taciz ve tecavüz vakaları arttı. Bir sanatçı olarak bu iğrençliklerin önüne geçmek için ne yapılmalı sizce ?

Maalesef toplum olarak geri kaldık. Sevgisiz büyüyoruz ve cahilleştiriliyoruz. Bunlar sürdüğü sürece bu çok üzücü durumları yaşıyor olacağız. Hep vardı bu vakalar aslında sadece şimdi daha altı çiziliyor özellikle internet kullanımı ve hem cep telefonlarında hem de yollardaki güvenlik kameraları ile herşeyi kaydedebiliyor olmamız her coğrafyanın ve her kesimden insanın daha ulaşılır olması bu tip vakaların gözümüze daha çok çarpmasını sağladı. Kalbimdeki duyguyu sorarsanız linci çok hakediyor bu tacizciler, ama aklım bunun kalıcı bir çözüm olmadığını söylüyor. Linç, suçu yok etmez. Suçluyu temkinli olmaya iter. Bize idam değil tedavi lazım ve bu uzun bir süreç. Toplum olarak anarşi çıkarmadan kararlılıkla tepkilere devam etmeliyiz, bu caydırıcı olacaktır.